Katılım Bankaları ile Mevduat Bankaları Arasındaki 3 Temel Fark

Katılım bankaları ile mevduat bankaları arasındaki en belirgin, ayırt edici fark elbette ki faizdir. Katılım bankaları faizsiz işlem yaparken, mevduat bankaları faizli işlem yapmaktadır. Farklı çözümler ile hizmet sunan bu bankalar arasındaki diğer farklar ve çalışma şekillerini bu yazıda inceleyeceğiz…

Katılım bankası ülkemizde faizsiz bir bankacılık sistemi olarak görülmektedir. Özellikle faizli işlem yapmak istemeyenlerin tercih ettiği katılım bankalarını mevduat bankalarından ayıran özellik sadece faiz değildir. Faizi ortaya çıkaran diğer gerekçeler işlemlerde uygulanmamaktadır. İnancı gereği faizli kazanç elde etmek istemeyenler veya faizle borca girmek istemeyenler mevduat bankalarını tercih etmemektedir. Katılım bankaları da çıkış noktası olarak bu durumu değerlendirmiş, faiz hassasiyeti olanların tasarruflarını veya borçlanacakları fonları faizsiz bir şekilde finanse etmeyi taahhüt ederek sektöre girmiştir.

İlginizi çekebilecek içeriğimiz : Katılım Bankası nedir? Katılım Bankası nasıl çalışır?

  • Katılım Bankaları Çalışma Yöntemleri

Katılım bankaları ile mevduat bankalarının nasıl çalıştığını kısaca izah etmiştik. Detaylarına baktığımız zaman bu iki bankacılık türü arasındaki fark daha da anlaşılacaktır.

Katılım bankalarında kâr – zarar ortaklığı esas alınır. Banka ile müşteri arasında yapılan ticari işlemde kâr ve zarara ortak olunur. Tasarrufunu katılım bankasında değerlendiren kişi zarar etme riskini de kabul eder. Para ticari bir mal gibi alınıp satılamaz.

Mevduat bankaları gerek fon toplamada gerekse fonların kullanılmasında faiz esası uygular. Mevduat bankacılığında para ticareti söz konusudur. 

  • Fon toplama ve kullandırma yöntemi

Dışarıdan bakıldığında her ikisi de bankacılık işlemi yapıyor gibi görünse de aralarında bazı farklılıklar vardır. Hem mevduat bankaları hem de katılım bankaları tüzel veya gerçek kişilerden topladıkları fonları ihtiyacı olanlara kullandırmaktadır. İşte tam da burada söz konusu bankalar arasındaki fark da ortaya çıkmaktadır. Fonun kullandırılması esnasında mevduat bankalarının uyguladığı yöntemle katılım bankalarının uyguladığı yöntem farklılık göstermektedir.

Mevduat bankaları faizle fon (mevduat) toplamakta ve bu fonları faiz karşılığında ödünç para olarak vermektedir. Ancak katılım bankaları kâr ve zarara katılma yöntemiyle ve ortaklık esasına göre fon toplamakta; ticaret, ortaklık, kiralama vb. esasına göre de bu fonları kullandırmaktadır.

Katılım bankaları libor sistemi ile borçlanamazlar. Ancak, yurt dışından katılma hesabı adı altında fon sağlayabilirler. Mevduat bankaları ise ticari hesap ve mevduat hesabı adı altında önceden belirlenen faiz oranında mudilerden fon sağlar. Dolayısıyla, banka ile mudi arasında herhangi bir ortaklık ilişkisi yoktur. Borçlu – alacaklı ilişkisi söz konusudur. Bankalar ihtiyaç duydukları sıcak para ihtiyacını libor +2 -3 ile giderebilirler.

Katılım bankalarında nakit kredi kullandırılmaz. Katılım bankaları işleyiş açısından topladıkları fonları reel sektör (üretim – ticaret) içinde kullanmak zorundadırlar. Böylece katılım bankaları ile fonu kullananlar arasında ticari bir ilişki ortaya çıkmış olur. Fon kullanımında vade (genellikle) uzundur.

Mevduat bankalarında ise faiz karşılığında nakit kredi kullandırılır. Para üretim dışında da kullanılabilmektedir. Kısa vadeli fon kullandırmaları mümkündür ve kredi sınırlaması vardır.

  • Ekonomiye katkı

Her yıl en çok kazananlar listesinde başı çeken bankaların reel ekonomiye olan katkıları da elbette merak konusudur. Mevduat bankaları ile katılım bankalarının ekonomiye olan katkıları da farklılık göstermektedir.

Katılım bankalarının müşterileri ile kurduğu bağ, kâr ve zarar esaslıdır. Kâr ve zarara katılma esasına göre toplanan fonlar, faizsiz yöntemlerle ticari ve sınai faaliyetlerde değerlendirilir.

Mevduat bankaları ise topladıkları fonların bir kısmını reel ve üretken ekonomiye kazandırırken, bir kısmını da reel ekonomi dışında hazine bonosu, devlet tahvili, repo da kullanabilmektedir. Bu da rant ekonomisine katkı sağlamaktadır.

FAİZ YERİNE KÂR

Ev – araba almak veya bir ihtiyaca binaen borç para bulmak olarak değerlendirilebilecek iki yol arasındaki farkları yukarıda anlatmaya çalıştık. Katılım bankalarından alınabilecek bir para ile mevduat bankasından alınabilecek kredi arasında İslam dininin yasakladığı faiz farkı bulunmaktadır. Faiz, paradan para kazanmak veya parayı ticari bir ürün gibi satmayla olurken, katılım bankaları ticaret yoluna giderek kâr ve zarara dayalı bir işlemle kullandırılacak finansmanı faiz olmaktan çıkarmaktadır.

İkisi arasındaki fark faiz yerine kâr denilerek geçiştirilemeyecek kadar önemlidir. İslam dini faizi haram kılarken, ticareti ve buradan elde edilecek kârı helal saymaktadır. Faize dayalı bankacılık sistemi ile kâr-zarara dayalı bankacılık anlayışı arasında dağlar kadar fark vardır denilebilir.

Son olarak kamuoyunda çokça tartışılan bir konu haline gelen “Faiz ile kâr payı arasında ne fark var?” sorusunun cevabını verelim. Karşılaştırmalı olarak anlatacak olursak faiz ile kâr arasındaki farklar şöyledir:

Kâr

  • Alışveriş veya ortaklık akdidir.
  • Vade sonunda belli olur.
  • Elde edilen kâr ve zararlar havuza yansıtılarak fon sahiplerine dağıtılır.
  • Müşterilerin anapara garantisi yoktur.
  • Ticaret ve ortaklığa dayanmaktadır. Meşrudur.
  • Ticarette elde edilen kâr veya zarar tarafların kâr payını oluşturur.

Faiz

  • Borç ve faiz akdidir.
  • Oranı vade başında bellidir.
  • Müşteriye ödenecek faiz baştan bellidir.
  • Müşterilerine anapara garantisi verir.
  • Dinimizde haram kılınmıştır.
  • Faiz işleminde paradan para kazanılır.

Yorumlar

mood_bad
  • Henüz Yorum Yapılmamış
  • Yorum Yap