Tüm Detaylarıyla Faizsiz Kredi

“Faizsiz kredi”, terim olarak tartışılsa da “kredi” kelimesinin anlam olarak borç para olduğunu düşündüğümüzde faizsiz olabileceğini anlamak mümkündür. Ülkemizde sıklıkla mevduat bankalarının kullandığı bir kavram haline gelen kredi, aslında güvene dayalı olarak verilen borç demektir. Faiz ise bambaşka bir anlam ifade eder. Bankaların verdikleri borçların faizli veya faizsiz olması, kendi içindeki işleyen sistemle ilgilidir.

Faizsiz bankacılık işlemleri yaptığını duyuran katılım bankaları, konut finansmanı, araba finansmanı ve ihtiyaç finansmanı adı altında müşterilerine borç para vermektedir. Verilen borç paranın “faizsiz” olduğu özellikle vurgulanmakta ve bu bankaların yaptıkları bankacılık işlemlerinin hiçbirinde faize dayalı bir şey yapılmadığı da belirtilmektedir.

Kredinin borç para veya mal anlamına geldiğini belirttikten sonra faizsiz kredi veya günümüz literatürüne yerleşmiş haliyle faizsiz finansman veren katılım bankalarının işleyişlerini inceleyelim. Katılım bankaları nasıl faizsiz borç para verebiliyor? Yapılan işlemlerde alınan kâr payı nasıl oluyor? Bu soruların cevaplarını birlikte arayalım…

Aristo’nun faizi kısır bir metaya benzetmesi dikkat çekicidir. Aristo’ya göre para kısır olduğundan kendi kendisine üremek niteliğinde değildir. Ta ilk çağlardan bugüne kadar tartışılan faiz, İslam dinine göre de yasaktır, haram kılınmıştır. Ayetlerde faizin haram olması yer aldığı gibi Peygamber Efendimiz(s.a.v.)’in Veda Hutbesi’nde de yasaklığı tekraren vurgulanmıştır.

İlginizi çekebilir: Türkiye’deki Katılım Bankaları Hangileridir?

 

Katılım Bankaları Nasıl Çalışır?

Öncelikle faizsiz kredi imkânı sunan katılım bankalarının nasıl bir işleyişe sahip olduklarına bakmak gereklidir. Uygulanan bankacılık işlemlerinde katılım bankalarını diğer bankalardan ayıran farkları ve verilen borç paranın nasıl faizli bir işlem olmadığını anlamak için aşağıdaki uygulamaları incelemekte fayda vardır.

Mudârabe: Bir tarafın sermayesini, diğer tarafın ise emeğini ortaya koyarak meydana getirdiği emek-sermaye ortaklığıdır. (Katılma hesapları ve bazı kâr/zarar ortaklığı projeleri)

Murâbaha: Maliyet fiyatı ve üzerine eklenen kârı müşteriye söyleyerek yapılan satım akdidir.

Müşâreke: İki tarafın da sermaye koyarak meydana getirdiği ortaklıktır.

İcâre: Kiralama sözleşmesidir. (Leasing işlemleri) 

Selem: Para peşin, mal veresiye olacak şekilde yapılan bir akit türüdür. Selem, cinsi, miktarı, niteliği belirlenebilen standart mallarda yapılabilir. Kısaca belirli şartlarla vadeli satışın tersidir denebilir.

İstisna: Belirli bir bedel karşılığında, hammadde üreticiden olacak şekilde sanatkârla bir eşya yaptırmak üzere yapılan anlaşmadır. İstisna akdinde bedel peşin veya veresiye olabilir.

Karz: Standart nitelikli para ve diğer malların ödünç verilmesidir.

Âriyet: Bir malın kullanım hakkının geçici olarak başkasına ücret istenmeksizin verilmesidir.

Faiz ile Kâr Payı Arasındaki Farklar Nelerdir?

Katılım bankalarının kullandığı bu kavramları öğrendikten sonra, faiz ile kâr payı arasındaki farkları da inceleyelim. Bu konu sıklıkla merak edilen ve ayrım yapılmakta zorlanılan bir konu olmuştur. Mevduat bankalarının uyguladığı faiz ile katılım bankalarının uyguladığı kâr payı arasındaki farklar neler?

Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki faiz haram, kâr ise helaldir.

  1. Faiz, verilen borçtan elde edilen gelirdir. Yani paradan para kazanmak demektir. Kâr payı ise, satılan maldan elde edilir. Banka ile sermaye sahibi arasında yapılan sözleşmeyle kayıt altındadır.
  2. Mevduat bankasından kredi (borç) alan kişi, bu parayı kullanmasa bile önceden belirlenen miktardaki faizi öder. Kâr ise, bir mal satılmadan elde edilemez. Ticarete yatırılan paradan elde edilecek kâr veya zarara göre ortaya çıkar.
  3. Faiz işlemlerinde borç veren banka, (borcun batması durumu hariç) hiç risk almaz. Yani her halükarda borcunu faiziyle birlikte tahsil etmek ister. Katılım bankaları ise kâr-zarar ortaklığına göre risk almıştır. Çünkü malın telef olma, kusurlu çıkma vb. birçok riski vardır.
  4. Faizde mutlaka kesin olarak taahhüt edilen anapara garantisi ve bir getiri vardır. Kâr payı ise kesin getirili olmadığı gibi, anapara garantisi de yoktur.
  5. Faizde yatırılan para meşru ya da gayri meşru yöntemlerle değerlendirilir. Katılma hesabındaki para mutlaka meşru yöntemle değerlendirilir.

Faiz ile Komisyon Ücreti Arasındaki Farklar Nelerdir ?

Katılım bankalarının fon sağlama işlemleri karşılığında aldıkları komisyon ücretleri de tartışılmaktadır. Faiz ile komisyon ücreti arasındaki farklara bakacak olursak;

  1. Komisyon ücreti, ister şahısların istihdam edilmesinden, ister bir eşyadan yararlanmaktan doğsun, hukuken meşru, muteber ve varlığı kesin bir menfaatin karşılığı olması itibariyle helaldir. Faiz ise, karşılığında kesin bir menfaatin bulunmaması sebebiyle haram kılınmıştır.
  2. Komisyon karşılığında fiilen bir hizmet bulunur. Faiz ise, kredinin belli bir yüzdesi olarak alınır.

Yorumlar

  • Necati
    4 Eylül 2020 Saat 17:53

    Hayatım boyunca hep faizden kaçınmaya çalışmışımdır. Bu yazıyı okuduktan sonra bankaların faiz sistemleri hakkında önemli bilgiler edindim. Allah razı olsun. Emeğinize sağlık.

  • Kemal
    4 Eylül 2020 Saat 17:53

    Uzun zamandir takip ediyordum yazilarinizi. Gayet guzel aciklamissiniz tum detaylari. Bugun basvurmayi dusunuyorum. İnsallah her sey guzel olur

Yorum Yap